Uzun bir girizgah...
Borussia Dortmund maç izleme, Dortmund maçına nasıl giderim, Dortmund maç bileti, tickets for borussia dortmund match, bunlar benim de günlerce aradığım fakat elede tutulur bilgi elde edemediğim konulardı o yüzden yaşadıklarımızı belki bizim gibi bir kişi daha ihtiyaç duyarsa diye yazmak istedim.
Bahsettiğim gibi futbola dair elde tutulur bilgim de ilgim de yoktu, yeteneğim hiç olmadı hala da yok:) PES oynayarak futbol hakkında bilgi sahibi olup FIFA'ya geçişimde Dortmund'a karşı üst üste sayısız yenilgi almamla işler değişeceğe benziyordu. Sonrasında Dortmund maçlarını izlemeler vs.
Buraya kadar herkesin yaşadığı hatta ne var bunda denilecek şeyler... Fakat iş hayatının bana kazandırdığı en önemli değerlerden olan Serdar kardeşimin hasta bir Dortmund'lu olmasıyla işler değişmeye başladı.
Serdar hem futbolda çok daha bilgili çok daha büyük bir Dortmund sevdalısıdır bunların yanında çok da iyi top oynuyor adi herif :) Bir gün ilk hangimiz söyledi bilmiyorum ama neden Dortmund maçına gitmiyoruz dedi birimiz ve diğerimiz de bu eksikliği hissetti. Ben tez canlı bir adamım stadın resmini görüp bile hadi gidelim diyebilirim ama normalde öyle çılgın da değilimdir. 2013 Şampiyonlar Ligi finalinde Bayern - Dortmund eşleşince finali Almanya'da izlemek için (maç Londra'daydı) Münih'e gitmiştim o başka, Dortmund biletleri çok pahalıydı tamamen duygusal sebepler. Neyse, bir şekilde biz bunu konuştuk, konuştuk ve aylarca konuştuk. Gidelim, gideriz, gideceğiz...
2013'ün sonlarında bir gün iş çıkışı hadi gidelim oğlum artık deyip maçlara ve biletlere bakmaya başladık, elde ne vize var hatta ve hatta pasaport da bile sıkıntı vardı. Ben askere gideceğim zaten sonrada evlenirim bu işi yapamayız sende çok istiyorsun falan diyerek biz o gün 2 saat araştırıp biletleri almıştık bile... Bilet derken uçak biletlerini maç biletlerini Türkiye'deyken almak İMKANSIZ. Bilet sürecini ileride detaylıca anlatacağım.
Uçak biletlerinin alınmasıyla en azından seyahat tarihlerimiz netleşmişti ama başka net bir şey yoktu. 2014 ikinci yarısının ilk maçı olan Borussia Dortmund - Augsburg maçına gidecektik daha doğrusu o gün Dortmund'da olacaktık ama maç biletine dair hiç bir bilgimiz yoktu. Sadece Köln'e uçak biletimiz vardı oradan da trenle Dortmund'a gidecektik sadece bunu biliyorduk.
Vizesi, pasaportu, işi, gücü,rezervasyonu derken biz bir şekilde Köln'e gittik ve ertesi gün Köln'e uyandığımızda buna inanabilmiştim diyebilirim.
Köln
Köln ya da nam-ı diğer Cologne bizim tamamen Dortmund'a yakın olması ve uçak biletlerinin Dortmund'a göre dörtte bir oranında olması nedeniyle gittiğimiz şehirdi.
Meşhur Kölner Dom, Rhein Nehri, Çikolata Müzesi, Köln Şehir müzesi, biraya Kölsch demeleri, 4711 kolonyaları, Münih'in aksine devasa bira bardaklarının yerine ufacık denecek bardaklarda bira içmeleriyle gezip görülebilecek bir şehir... Gecenin köründe şehrin içindeki ormanda yürümek neredeyse şehir merkezinde olan yeşil alanlarda binaların bahçelerinde gezen tavşanlar bize her Avrupa'ya giden kişiye olduğu gibi adamlar ne güzel yaşıyorlar dedirtmiştir.
| Köln'deyiz |
| Her yerden görebileceğiniz Kölner dom |
Bunların dışında Köln'de kaldığımız oteldeki resepsiyonda çalışan amcanın Türk olması, üstüne üstlük eyalet polisi gibi bir görevi olduğunu söylemesi ve futbola meraklı olması bizi epey sevindirmişti. Çünkü bilet arayışımız Köln'de de devam ediyordu. Ancak bu amcanın maça bir iki gün kaldığı için bilet bulamazsınız demesi, karaborsa da sahte bilet olacağı ya da karaborsa satan polisler olduğunu yakalarlarsa nezarete atacaklarını vs gibi felaket haberlerini vermesi bizi inceden etkilemedi değil normal şartlarda bunları duyduktan sonra neredeyse Türkiye'ye geri dönebilecek bir adam olan ben orada bunları dinleyip 10 dakika sonra bileti biz Dortmund'da buluruz demeye devam ediyordum.
Köln'ü gezdik tozduk ve Wuppertal aktarmalı trenimizle Dortmund'a geçtik...
Köln'ü gezdik tozduk ve Wuppertal aktarmalı trenimizle Dortmund'a geçtik...
Dortmund ve Maç Biletleri
Dortmund'da trenden iner inmez bilet sormaya başlamıştık. İstasyondan çıktıktan hemen sonra Anadolu Grill adından içerde her şeyin Sarı - Siyah olduğu yeri gördük ve daldık içeri... Derdimizi anlattık bizi 100 - 200 metre ilerdeki Thiere Plaza isimli AVM'de BVB Shop olduğunu varsa ordan bulabileceğimiz söylediler. Koştuk gittik kasada sıramızı bekledik, maç bileti dedik ve kasiyer abla bize adeta dalgamı geçiyorsunuz dercesine biletler çoktan bitti dedi, naparız ne ederiz diye sorduk stadın önünden bulursunuz dedi. Bizde elimiz boş otelin yolunu tuttuk.
| Anadolu Grill'den kareler |
Şimdi bir parantez açıp bilet bulma konusunda yaptığımız diğer şeyleri anlatayım. İnternetten aradığınızda viagogo, easysportsticket gibi sitelerde biletler göreceksinizdir ama normal 3-5-10 katı fiyatlara ayrıca bu siteler Türkiye'ye bilet gönderir mi gönderirse ne zaman gönderir bilinmediğinden hiç güvenemedik.
Stadın kapısında bilet bulma fikri de sağolsun flying dutchman'in http://vliegendenederlander.blogspot.com.tr/ adresindeki blogundan ve sonrasındaki mailleşmelerimizden aklımızda tek dayanağımız olarak kalmıştı. Bileti artık stad önünde bulacağımıza emin olduktan sonra maç günü 3 saat önce giderek bilet arayışlarımıza başladık.
| Maç öncesi Westfalen çevresi |
Stada yaklaştıkça bütün şehrin o gün orada olacağını hissediyorsunuz adeta herkes akın akın geliyor. Şans eseri bilet satanların olduğu taraftan stada yaklaşıyoruz ve Köln'deki amcanın bize verdiği korkulardan sonra oralarda dolaşıyorum ama kimseyle konuşmuyorum 10-15 dakika izleme sonrası birine yanaşıyorum 100 Euro istiyor tek bilete tamam deyip geçiyorum. Genelde göçmenler var adamlar bilet satanlardan alıp kendileri satıyorlar karaborsayı orada kuruyorlar ama gözüme çarpan ve izlediğim alman bir amca var 60'lı yaşlarda diğerlerine bileti satmıyor bekliyor. Yanaşıyorum ona ve iki bileti var ve 40 euroluk bileti bize 50 euroya satıyor. Biletleri nasıl aldığımızı parayı nasıl verdiğimizi stada nasıl girdiğimizi gerçekten hatırlamıyorum. Biletleri aldıktan sonra hala gözümün önüne gelen sahne stadın merdivenlerinde koşarak yerimizi bulup adeta film sahnesi gibi güneşin vurduğu yerden tribünlere çıkmamız!!!
Sanki alarm çalacak ya da biri uyandıracak bu rüya bitecek sanıyoruz. Evet, ordayız ama hala inanamıyoruz. Hemen gidip yerimizi buluyoruz, açıyı inceliyoruz her şey harika, yanımızda bir çift var onlarla muhabbet ediyoruz Türkiye'den maç için geldik diyoruz şaşırıp tebrik ediyorlar bizi. Sonrasında takım ısınmaya çıkıyor koşarak iniyoruz saha kenarına Reus, Nuri, Blaszczykowski, Weidenfellar önümüzdeler, Süd tribünü sağ yanımızda her taraf Sarı- Siyah irili ufaklı onlarca bayrak tribünlerde saha içinde festival gibi... Haykırıyoruz Nuri'ye duy bizi diye ama olmuyor tabi ve o onda kameralar bizi çekiyor staddaki dev ekranlara biz çıkıyoruz aman Allah'ım o nasıl bir çoşku o nasıl bir mutluluk kamera bizi bırakıp yana kayarken artık nasıl sevindiysek dönüp bizi tekrar çekiyor bitmesin istiyorsun o an belki 3 saniye sürdü ama saatlerce duygularımı anlatabilirim.
Artık maç saati yaklaşıyor, en ön sıradaki seyircilere soruyoruz buralarda izleyemez miyiz biz diyoruz gülüp geçiyorlar olmaz, hiç mi boş yer olmaz diyoruz siz yeriniz geçin diyorlar. Koltuklar hınca hınç dolduğu için yerimize geçmemiz epey zaman alıyor hatta yanımızda olan çift sitem ediyor geç kaldık diye...
80.455 seyirci ile maç başlıyor soluksuz izliyoruz... Nuri Şahin'in enfes frikik golünü izliyoruz. Herkesle sarılıp seviniyoruz ve bize unutamayacağımız sözlerden birini söylüyorlar "You deserved it!" (Siz hak ettiniz!).
2-2'lik skorla maçı bitiriyoruz.
Nuri'nin golunu hatırlamak için, https://www.youtube.com/watch?v=GK2Nx2boyqw
Uçak biletlerini vizeyi pasaportu hepsini nasıl alabildiniz o konuda detaylı bilgi vermenizi rica ediyorum
YanıtlaSil